Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk «Allah ile Aldatmak»
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk «Allah ile Aldatmak»
0249
kitab-evi.com

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'in en ünlü eserleri

Doğum: 5 Şubat 1951 (Sürmene, Trabzon, Türkiye)
Ölüm: 22 Haziran 2016 (65 yaşında) (Beykoz, İstanbul, Türkiye)
Defin yeri: Kanlıca Mezarlığı, İstanbul
Meslek: İslam felsefesi, ilahiyat profesörü, yazar, gazeteci, avukat, televizyon programcısı ve siyasetçi

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk Biyografi

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 5 Şubat 1951’de Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi ve 22 Haziran 2016’da İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Hayatı boyunca Türk İslam felsefesi ve ilahiyat sahasında özgün fikirleriyle tanınmış, aynı zamanda yazar, gazeteci, avukat, televizyon programcısı ve siyasetçi kimlikleriyle de kamuoyunun dikkatini çekmiştir. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin kurucu dekanı olarak görev yapan Öztürk, klasik İslam öğretilerini modern bir bakış açısıyla yorumlaması sayesinde geniş bir kitle tarafından ilgiyle takip edilmiştir. Eğitim hayatı bağlamında, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Hukuk Fakültesi’nden mezun olması, onun hem dini hem de hukuki bakış açılarını şekillendirmiştir. İslam felsefesi alanına yoğunlaştığı akademik çalışmaları, ona felsefe ve ilahiyat çevrelerinde geniş yankı uyandıran bir uzmanlık kazandırmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk, düşünce dünyasında “İslam’ın temel kaynaklarına dönüş” idealini savunmuş ve Kur’an’ın mesajının her çağda geçerli olduğuna vurgu yaparak Kur’an merkezli bir din anlayışı geliştirmeye çalışmıştır. Bu yaklaşım onu, geleneksel İslam yorumlarından zaman zaman ayrılmaya götürmüş ve daha canlı, sorgulayıcı, akıl merkezli bir dindarlık anlayışını ön plana çıkarmasına neden olmuştur. Eserlerinde, Kur’an metninin günümüz toplumlarına rehberlik edebilecek güçlü bir potansiyeli olduğuna sıklıkla dikkat çeker. En çok bilinen kitapları arasında yer alan “Allah ile Aldatmak”, “Kur’an’daki İslam” ve “İslam Nasıl Yozlaştırıldı?” gibi çalışmaları, modern dünyanın sorunlarına ışık tutan, İslam’ın özüne dair detaylı incelemeler içerir. Bu kitaplarda, toplumun mevcut dini algısını yetersiz ya da yanlış yönlendirilmiş bulduğunu belirterek, okurları dinin asıl kaynaklarına inmeye teşvik etmiş, samimi ve entelektüel bir sorgulamanın önemini vurgulamıştır. Yıllar boyu televizyon programlarında ve gazete yazılarında da benzeri fikirleri dile getiren Öztürk, toplumun geniş kesimlerinde tartışmaları alevlendirerek, İslam ve çağdaş yaşam arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlama gayreti göstermiştir.

Sadece dini ve felsefi konularda değil, siyasi arenada da etkili olmuştur. 2002 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İstanbul milletvekili seçilmiş, böylece akademik kimliğinin yanı sıra milletvekilliği göreviyle de ülke gündemindeki çeşitli meselelere dair düşüncelerini paylaşma fırsatı bulmuştur. Siyaset sahnesinde daha çok laiklik, toplumsal adalet ve özgür düşünce ekseninde görüşlerini savunmuş, dinin toplumsal hayattaki yerine ilişkin farklı bir bakış açısı getirmiştir. Bu dönemde özellikle, din ile siyaset arasındaki çizginin net olması gerektiğini vurgulamıştır. Kitle iletişim araçlarını etkin biçimde kullanması sayesinde, akademik üslubunu ve eleştirel düşünce tarzını topluma yayma konusunda önemli adımlar atmıştır. Çeşitli televizyon programlarıyla, yazılı ve sözlü medyadaki din tartışmalarının yönünü değiştiren bir kişilik haline gelmiş, geniş kitlelere seslenerek İslam inancını dinamik ve akılcı bir çerçevede ele almıştır.

Öztürk’ün düşünsel mirası, yayınladığı eserler sayesinde geleceğe taşınmaktadır. Kitapları günümüz teknolojisiyle EPUB, FB2, TXT, PDF ve MOBI gibi birçok dijital formatta okurlarına ulaşmakta, böylece herkesin istediği zaman, istediği yerden bu fikirlere erişebilmesine imkân tanımaktadır. Kapsamlı bir Kur’an tefsiri niteliği taşıyan çalışmaları, tarihsel olgular ışığında İslam’ı inceleyip çağdaş dünyanın sorunlarıyla bağdaştırarak, farklı görüşlerden okurların ilgisini çekmeyi başarmaktadır. Bu eserler, bir yandan İslam’ın köklerine dönme ihtiyacını gündemde tutarken diğer yandan modern insanın akıl, bilim ve özgür düşünce eksenindeki arayışlarına hitap eder. E-kitaplar ve sesli kitap versiyonlarıyla ulaşılabilen yazıları, yalnızca dindar kesim için değil, farklı inanç ve kültür düzlemlerinde tartışmalar yürüten akademisyenlerden öğrencilere kadar geniş bir profil için de önem taşır.

Yaşar Nuri Öztürk’ün bu çok yönlü kimliği, kendisini Türk düşünce dünyasının en sıra dışı figürlerinden biri haline getirmiştir. İlahiyat profesörlüğü ile avukatlık deneyimini birleştirerek ortaya koyduğu eleştirel üslup, kendisine pek çok seven kadar eleştirmen de kazandırmıştır. Yine de akademik çevrelerin genelinde, onun fikirlerinin cesur ve sorgulayıcı yönleri takdir edilmiş, farklı ekollerden din adamları ve aydınlarla girdiği polemiklerse Türkiye’nin din ve laiklik eksenli tartışmalarının derinleşmesine vesile olmuştur. Hakkında bilinmeyen ilginç bir ayrıntı da Time Dergisi tarafından düzenlenen “20. Yüzyılın En Önemli Kişileri” anketine dünya kamuoyunca belirlenen yüz ismin arasında girip ilk on sıraya yükselmesidir. Bu bilgi, onun uluslararası platformlarda da ciddiye alınan bir düşünür olduğunu göstermektedir.

Ölümünden sonra geride bıraktığı eserler ve savunduğu fikirler, Türkiye’nin dini, hukuki ve siyasi konularını şekillendiren tartışmalarda kalıcı bir etki bırakmıştır. Onun özellikle “Allah ile Aldatmak” gibi popüler kitaplarında yer alan sert üslup, dini değerlerin kültürel ve siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılmasına duyduğu tepkiyi açıkça ortaya koyar. Bu eserler aynı zamanda eleştirel bakış açısı gelişmiş okurları, İslam’ın özüne yönelik daha derin araştırmalara sevk eder. Böylece, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün bilgi birikimi ve cesareti, kitaplarını okuyanlar için ilham kaynağı olmaya devam eder. Modern teknolojinin sunduğu imkânlar doğrultusunda, bu değerli eserler artık çok daha geniş kitlelere ulaşabilmekte ve dini düşüncelerin çağdaş toplumla uyumu hakkında yeni tartışmalar başlatmaktadır. Kendisini tanıyan ve fikirlerini paylaşan pek çok kişi, onun ilmi ve entelektüel katkılarının gelecek kuşaklar tarafından da değerlendirileceğine inanmaktadır.